Ben Kim'im?

2013-03-16 00:00:00

  Zamansız olur iniş ve çıkışlar, Çünkü zamanı beklentiler belirler; Beklentileri statikolar ve ezberler...   Her insan ağlar biraz, Her insan kendince güler. Kandırır kendini, elbise üstüne elbise giyer.   İnandırıldıklarından ibaret gözükse de, İnsan çıplakken, korkmadığı kadardır. İnandığın, çıplakken de içinde olandır. hazal       Devamı

aşk ve zaman çıkmazı

2013-03-02 01:13:00

  Her zaman çok seçenek var. Güzel bir şey zannedilen bu imkan, baş döndürücü olabiliyor. Her şeyin fazlası zarar. Belki de bunun yaşla alakası vardır. Bilmiyorum. Ama ben bunu, gelişen teknolojiye bağlıyorum. Her seçenek reklamıyla beraber geliyor tabi ki. Bu da insanın iştahını kabartıyor. Fakat, hepimizin ara sıra gözden kaçırdığı bir gerçek var: her şey neticede bir tercihtir. Ve her tercih bir vazgeçiştir. Hiçbir şeyden vazgeçmediğinizi düşünseniz dahi, zamanınızı harcarsınız. Bir bakmışsınız ki zaman yetmiyor. Yapılması gerekenler bir yanda, bir yanda yapmak istedikleriniz. Bir yanda ilerleyen zaman. Kaçmak istersiniz. Bahsetmek istediğim, siz hayatın bir yerlerinden tutmaya çalışırken bir yerlerini de kaçırırsınız. Buna çözümü, program yapmakla bulanlar çoğunluktadır. Bazısı, hiçbir tercih yapmamayı seçer; karpediem derler. Bazısı seçeneklerin iştahını azdırmasına engel olmak için, gözlerini kapatırlar. İnsanın buradaki en büyük kıskacı, hayatı yakalamak fikrindeyken, kendini kaçırmasıdır. Ruhunun, bedenin ihtiyaçlarını göz ardı etmesidir. Seçenekler öyle bir baş dönmesine yol açar ki, kendilerini dinlemezler. Kiminin gözünü para, kiminin şöhret, kiminin seks, kiminin başka her ne varsa. Oysa ihtiyaç fazlasıdır birçok seçenek. Seçeneklere değil belki ama, reklamlara gözünü kapatıp insan; içini dinlemeli bu noktada. Ben ne istiyorum’u sormalı belki de? Kendini dinlemeyi unutmamalı, günün bir saatini kendini dinlemeye ayırmalı. Sonra mesela öncelikleri olmalı insanın. Önce kendisi. Sonra kendisinden bildikleri. Yatırım için, reklam için, promosyon için değil. Canı bildikleri. Sonra ona h... Devamı

MÄ°RKELAM - KATÄ°LÄ°MSÄ°N

2013-02-28 09:05:00

  Bir resim çizmek istiyorum. Anlamsız kelimelerden şiir yazılmaz, Mı acaba? Anlamsız çizgilerden resim yapılır ama.   Beni sevmiş miş miş miş. Beni anlıyormuş muş muş muş. Seviyormuş muş muş muş.   Dünya! İsyanım var! Yalanın çok! İnandırdığın bir çok şey boş, bomboş!   Bir kere bağırsam, iznin var mı? Al içimden kırma korkumu.   Sabah törpüsü, iki yudumluk gülümseme Mutlu olmak için gelenlere inat, Mutlu olmaya gelmedim ben buraya, Mutlu etmeye de. Öylesine, öğrenmeye geldim, Mi acaba?   Senin sandığın sen, benim artık. Benim sevdiğim, benim artık. Her gece daha bir içine aktığım, Dönüp bakıp, tebessüm saçtığım Huzur dolu, ailem yaptığım Benim artık.   Pikelere dolandı Yüce Sezar! Yoksun artık.   “Tüm gereksiz arızalar gitti gideli Günün en güzeli sen, güzeliz iki deli” Serdar Ortaç yazınca oluyormuş muş muş.   Ölüp dirilmek dedikleri, Mekan değiştirip, zamanı geçmek. Siyaha renk çaldım, Varsa yoksa. Sen hiç kimsesiz kaldın mı galaksiler ortasında?   Kim?   El parmaklarım kadar, Masum kaldı acılar. İçimi de al!   Hangisi?   Her gün hatırlatıyorsa geçmişi Çok yaşanmış. Bir yerlerinde ne yaptıysam yaptım da Al beni, üşütmeden, al beni.   Mirkelam’dan gelsin. Hatırladığım her şey, Eleme fabrikasında. Jakuzide beş kişilik bir gecenin Kahkahası var da, Korkarım nazarından.   masumiyet bir müze,  biraz hazırlıksız,  imansız ve kirleniyor martılar, bir yudumluk simit için y... Devamı

tırıvırı

2013-02-28 08:18:00

  Neden diye sormadım. Önemi yok. Fantezilerinin, düşlerinin bitmesi. Belki. Lügatımdan çıktı.  benim zaten hiç ilişkim ya da ilişkiye inancım olmadı. Aşk var ise, gerisi nasıl teferruatsa, yok ise gerisi de zırvadır. beklenen son, adlandırılmayı beklemiştir. Beklenen son, biraz zaman alıp, uzun yoldan gelmiştir. Üstüne söylenecek lafın olması, yarım kalmışlığını gösterir. Sadece, siktir dersin, siktir edersin, ya da durursun öyle. yorgun, duygusuz, olduğu gibi. bir geçmişe bir önüne bakarsın. Yabancı... Gerçek sanılanların yalan, zamanın izafi, görünenin de hissedilenden mütevellit zahiri olduğunu görürsün. Ve biter. Nokta.  tek bir noktalama işaretin olur ardından. Ama bu da fazladır aslında. çünkü, boş küme diye bir şey var. Sadece boş küme.  Bu aralar kötüyüm. Gece bir rüya gördüm. Kapımın önünde, beni asmak için, elinde iple kızın biri beni bekliyordu. Ara sıra kapıyı çalıyordu. Bense açmıyordum. Kapının deliğinden bakarken, ne yapacağımı planlıyordum. Lacivert kazağımı üstüme çektim. Özel bir günmüş. Kapıyı açacak, o hazırladığı iple boğacaktım. Tuhaf, korkuyordum. Ölmekten mi, yoksa yalnız öldürülmekten mi? Dün de bir hikaye yazmıştım, tesadüf. İntiharla kadının sohbetini anlatıyordu. Şikayetlerim içime kaçtı. Uyandığımda o kızı kimin temsil ettiğini sordum içime. Cevap ürkütücüydü. Biraz daha ürktüm, biraz daha soğudum insanlardan, biraz daha korktum, biraz daha içime kapandım. Sabah oldu, duşumu alıp lacivert kazağımı üstüme çektim. İçimden sana küfür ettim. Kapının deliğinden baktım. Sonra birilerine daha küfür ettim. Sonra birka&cce... Devamı

..

2013-02-25 08:19:00

  Bütün hikayeler birbirine değiyor Vicdan kimin öğretilmişliği Ne kadarı gerçeklerden geliyor, Zincirler içindeyim, Aşk kurtar beni!   O kimdi, ya gördüğüm?! Kim katil kim mağdur, Herkes bir başkasının cezasını çekiyor İçim sıkışıyor, midem bulanıyor Tanıdık! Aşk merhamet et bize!   Kızın elleri kirli, yüzü düşük Kızın yolları duvar, yolları zarar Kızın hayalleri, binlerce elde şekilleniyor O eller yok oluyor bir bir Çıkmaz sokaklarda kayboluyor Gülen yüzü kızın, çırpınıyor dudaklarında İçi boğuluyor, içi sıkışıyor Tükürmek geliyor içinden, Kapatılan defterler, çekilmemiş cezalar Yeniden yeniden bulaşıyor Ey aşk, merhamet et bana.   Beni sensiz biliyorlar, yalnız biliyorlar Ellerim önümde, boynum bir kıldan da ince Sana geldim sevgili, sana geldim İnsanlık acziyeti içimde Bir senden dilendim, beni temizle Ey aşk yüzün suyun hürmetine Kır zincirlerimi, özgür bırak beni!   Ekmek tuzsuz, sabah huzursuz, Vicdanın ne kadarı öğretilmiş, Ne kadarı suçluluk duygusu, Kanunu ne kalbimizin? Mesulü yine ben miyim, Bu kıskaç içindeki gergefin?   Hani mutlu şiirlerim benim? Yine geldi o gitmek isteğim, Ah yollarım Ah akşam üstüm, ah Selanik, Yeni başlangıçlar ve özlemlerim Uçmasam da akmak isterim ey aşk, Affet beni, temizle beni, çıkar beni, Ey aşk, güldür bizi, özgür bırak bizi, Kır şu zincirlerimizi, Geri ver nefesi!   İnsanlığa oturdum dua ettim, O kadar yok ki birçok şey. Öyle içten diledim ki, Öyle kesin bilirim ki bu kağıt kes... Devamı